MSB: 'Türkiye NATO karar mekanizmasında aktif rol üstleniyor'

Türkiye'nin NATO karar mekanizmasında aktif rol üstlendiğini vurgulayan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktür, 'Türkiye, bu rolüyle geçmişte NATO'ya kuvvet tahsis eden bir ülke olmanın ötesine geçerek bugün karar alma ve yön verme süreçlerinde aktif rol üstlenmekte, oluşturulan yapıları kendi güvenlik öncelikleri doğrultusunda şekillendirmektedir' dedi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yurt içi ve sınır ötesindeki faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Hudut güvenliğine ilişkin verileri paylaşan Aktürk, 'Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarımızda hafta boyunca 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 171 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.695 olmuştur. Engellenen 1.968 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 18 bin 897'ye ulaşmıştır' dedi. Terörle mücadele operasyonlarına ilişkin de bilgi veren Aktürk, 'Geride bıraktığımız hafta içerisinde 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir' diye konuştu.

Aktürk, 'Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi'nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır. Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı; Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz'de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz'in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir' şeklinde konuştu.

Bakmadan Geçme