• Haberler
  • Siyaset
  • Bahçeli: Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır

Bahçeli: Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda NATO Zirvesi, Türkiye-AB ilişkileri, ABD-İran gerilimi ve 15 Temmuz'a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği açısından vazgeçilmez bir ülke olduğunu vurguladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin uluslararası alandaki stratejik konumuna ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. 

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin küresel güvenlik mimarisindeki önemini ortaya koyduğunu belirten Bahçeli,

"Bir zamanlar direnişin karargâhı olan bu aziz şehir, bugün küresel güvenlik mimarisinin tartışıldığı uluslararası platformlara ev sahipliği yaparken yeni dönemin stratejik tartışmalarına istikamet kazandıran bir merkez olduğunu göstermiştir. Bu sebeple Ankara'da toplanan NATO Zirvesi'ni alelade bir diplomasi faaliyeti gibi okumak eksik, sığ ve sakat bir değerlendirme olacaktır. Türkiye, NATO'da yalnızca jeostratejik konumuyla değil; tarihi birikimi, devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve milli kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin eriştiği siyasi ve stratejik seviye, Ankara Zirvesi'nde bir kez daha tebarüz etmiştir.” dedi. 

Savunma sanayiindeki yerli ve milli üretimin geldiği seviyeye dikkat çeken Bahçeli,

"İMECE, Türk mühendisinin mavi gökleri aşan kabiliyeti, semaların ötesini görüp feza karanlığını al bayrağımızla aydınlatmayı düşleyen milli teknoloji hamlesidir. Uzayın zifiri karanlığını delip geçen İMECE, gök kubbeyi yırtan KAAN'ın çelik kanatlarında kendini gösteren irade, yerli ve milli savunma davamızın insansız muharebe sahasındaki öncüsü KIZILELMA, göklerdeki yeni nizamın habercisi olan AKINCI ve AKSUNGUR, Mavi Vatan'ın engin sularında tüm heybetiyle süzülen TCG ANADOLU ve MİLGEM şaheserleri, karada düşmanın yüreğine korku salan ALTAY tankımız, tehditleri berhava eden Tayfun ve Bora füzelerimiz, vatan sathını uçtan uca saran çelik kubbemizin kilit taşları mesabesindeki Siper ve Hisar sistemlerimiz; karada, denizde, havada ve uzayda hükümranlık haklarımızın tavizsiz muhafızlarıdır. Türkiye'nin savunma sanayiindeki yükselişinin geçmişte maruz kaldığı ambargo ve yaptırmaların sonucu olduğunu belirten Bahçeli, "Kıbrıs Barış Harekatı'nın hemen ardından boynumuza dolanmak istenen ambargo kementleri, terörle mücadelede sahnelenen o ikiyüzlü diplomasi, F-35 dehlizlerinde kurulan sinsi tuzaklar ve CAATSA yaptırımlarıyla örülen suni duvarlar, asil milletimize kendi göbeğini kesmekten başka hiçbir yol bırakmamıştır. Ram olmayı elinin tersiyle iten Türk devleti, asil fıtratının gereğini layıkıyla yerine getirmiş, kendi öz cevherine rücu ederek etrafındaki muhasara çemberini paramparça etmiştir" şeklinde konuştu.

Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği, enerji arzı, ticaret yolları ve bölgesel istikrarı açısından kritik öneme sahip olduğunu belirterek, "Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli: 

"Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüşümüz açıktır: Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemelidir. Türkiye ne bir yükümlülükten kaçmaktadır ne de bir ayrıcalık talep etmektedir. Türkiye yalnızca kendisine karşı dürüst olunmasını istemektedir. Türkiye yalnızca çifte standartların son bulmasını istemektedir. Türkiye yalnızca ortaklık hukukunun gereğinin yerine getirilmesini istemektedir. Bahçeli, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi sürecinin tamamlanması ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemli olduğunu belirterek, "Ancak bunlardan daha önemli olan husus, Avrupa'nın Türkiye'yi artık geçici ihtiyaçların hatırlandığı, kriz zamanlarında kapısı çalınan, işler normale döndüğünde ise yeniden ötelenen bir ülke gibi görme alışkanlığından vazgeçmesidir. Türkiye'nin yeri Avrupa'nın bekleme salonu değildir. Türkiye'nin yeri stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır" diye konuştu.

Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılına da değinen Bahçeli, FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, tehdidin tamamen ortadan kalktığını düşünmenin yanlış olacağını ifade etti.

Bahçeli, 

"15 Temmuz, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir. 15 Temmuz, yalnızca tankların sokağa çıktığı, savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığı, silahların milletimize çevrildiği bir ihanet gecesi değildir. 15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içeriden çökertilmek, milli egemenliğin gasp edilmek ve Türk milletinin iradesinin zincire vurulmak istendiği çok katmanlı bir işgal teşebbüsüdür. 15 Temmuz, Çanakkale'yi geçemeyenlerin başka yollar aramasıdır. 15 Temmuz, Sevr'i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır. 15 Temmuz, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesine karşı yürütülen uzun ve karanlık mücadelenin yeni bir cephesidir. FETÖ denilen ihanet yapısı ise bu karanlık hesabın yalnızca taşeronu ve sahaya sürülmüş kirli bir maşasıdır" diye konuştu.

“FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır”

"Tankın karşısına çıkan bu şuurdur. Bombalanan Gazi Meclis'i terk etmeyen bu şuurdur. Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazmıştır. Ve tarihe şu notu düşmüştür: Bu millet esir yaşamaz. Bu millet teslim olmaz. Bu millet iradesini vesayet odaklarına bırakmaz. Bu millet devletini terör örgütlerine teslim etmez. FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır. İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez. Tehdidin görünmez hale gelmesi, tehdidin yok olduğu anlamına gelmez. Dün himmet adı altında örgütlenenler vardı. Bugün başka maskelerle ortaya çıkmak isteyenler olabilir. Dün eğitim kisvesi kullananlar vardı. Bugün farklı alanlarda benzer yöntemlere başvuranlar olabilir. Dün devletin mahrem yapılarına sızmaya çalışanlar vardı. Yarın başka yollar deneyenler olabilir" ifadelerini kullandı.

Devlet hafızasının diri tutulmasının ve kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesinin hayati önemde olduğunu belirten Bahçeli, 15 Temmuz şehitlerini ve terörle mücadelede hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmetle andı, gazilere sağlık ve uzun ömür diledi.

Yedi 23 Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme